Gelin dürüst olalım: Kanunlar genelde geçmişi düzenler, bugünü tanımlar. Ama bazıları vardır ki geleceği şekillendirecek kadar güçlüdür. 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) tam olarak böyle bir metin. Devletin hukuki temsilinden kamu alacaklarının tahsiline, hukuki süreçlerin yürütülmesinden tasarruf bilincine kadar pek çok alanı yeniden düşünmemizi sağlayan bir yapı taşı. Gelin birlikte beyin fırtınası yapalım: Bu düzenleme gelecekte nasıl bir devlet yönetimi doğurabilir? Hazır olun, çünkü 659 sayılı KHK sadece bir “kanuni metin” değil; stratejik vizyonu, toplumsal etkileri ve uzun vadeli sonuçlarıyla geleceğin kamu düzenine açılan bir pencere. 659 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname Nedir? 659 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 26 Ağustos…
16 YorumEtiket: ve
Daha Ki Ayrı mı? Siyaset, Dil ve Güç Üzerine Bir Analiz Bir siyaset bilimci gözüyle başlamak isterim. Toplumsal düzen, yalnızca yasalarla ya da kurumlarla değil, kelimelerle de kurulur. Her dil tercihi, bir iktidar ilişkisinin yansımasıdır. “Daha ki ayrı mı?” sorusu, yüzeyde dilbilgisel bir mesele gibi görünür; oysa derinlerde, gücü, anlamı ve kimliğin sınırlarını tartışmaya açar. Çünkü siyaset sadece kürsülerde değil, cümlelerin içinde de yaşar. Dil ve İktidar: Sözcüklerin Siyasi Anatomisi Dil, iktidarın en eski aracıdır. Michel Foucault’nun söylediği gibi, bilgi ve iktidar birbirinden ayrılamaz; kimin konuştuğu, neyi nasıl söylediği, toplumsal düzenin neresinde durduğumuzu belirler. “Daha ki ayrı mı?” gibi küçük…
16 YorumHandan Hangi Dil? Çoklu Bakış Açılarıyla Bir Edebî Dil Okuması Konulara farklı açılardan bakmayı, aynı metni hem veriyle hem de duyguyla tartmayı seviyorum. Bu yazıda “Handan hangi dil?” sorusunu tek bir doğruya indirgemeden, sizlerle fikir alışverişi yapma niyetiyle açıyorum. Kimi okurlar için dil; söz varlığı, cümle uzunlukları ve anlatım tekniklerinin ölçülebilir bir toplamıdır. Kimileri içinse dil; hissin nabzı, toplumsal bir çağrının sesi ve empati kurmanın yolu… Gelin, Handan’ın dilini bu iki yaklaşımı diyalog hâline getirerek tartışalım. Hızlı cevap: Metnin yazı dili Türkçedir; yazıldığı dönem nedeniyle Osmanlı Türkçesinin söz varlığı ve üslup izleri güçlüdür. Ama “hangi dil?” sorusu sadece alfabe ve…
14 YorumGirdap Ne Olayıdır? Tarihsel ve Akademik Bir İnceleme İnsanlık tarihi boyunca doğa olayları, hem hayranlık hem de korku uyandıran birer gizem olmuştur. Bu olaylardan biri de “girdap”tır. Yüzeyde bakıldığında suyun kendi etrafında dönerek oluşturduğu spiral hareket gibi görünebilir; fakat aslında girdap, fiziksel yasaların, akışkanlar dinamiğinin ve tarihsel olarak kültürel algının birleşiminde ortaya çıkan çok daha karmaşık bir fenomendir. Peki, girdap ne olayıdır? Bu soruyu hem tarihsel arka plan hem de günümüz akademik tartışmalarıyla ele almak gerekir. — Tarihsel Bağlam: Mitlerden Bilime Girdap olgusu, eski uygarlıkların mitlerinde sıklıkla karşımıza çıkar. Antik Yunan’da Homeros’un Odysseia destanında “Kharybdis” adıyla anılan dev girdap, denizcilerin…
12 YorumHava Küre İçinde Ne Var? Farklı Bakış Açılarından Bir Yolculuk Merhaba sevgili okur, Hayata farklı açılardan bakmayı seven biri olarak, bugün sizlerle “Hava küre içinde ne var?” sorusunu masaya yatırmak istiyorum. Bazen basit görünen sorular, düşünmeye başladığınızda sandığınızdan çok daha derinleşiyor. Üstelik insanlar bu tür konulara farklı gözlerle baktığında ortaya zengin bir düşünce dünyası çıkıyor. Hadi gelin, erkeklerin daha objektif ve veri odaklı bakış açısıyla kadınların duygusal ve toplumsal yönlü yaklaşımını yan yana koyalım. Bilimsel Olarak Hava Kürenin İçindekiler Öncelikle bilimsel açıdan bakıldığında hava küre, yani atmosfer, çeşitli gazlardan oluşan bir karışımdır. %78’i azot, %21’i oksijen, geri kalanı ise karbondioksit,…
14 YorumMacenta Nasıl Yazılır? Tarihsel Arka Plan ve Günümüzdeki Akademik Tartışmalar Macenta: Terimin Kökeni ve Etimolojik Analiz “Macenta” kelimesi, dilbilimsel olarak günümüzde sıklıkla karşımıza çıkan ancak doğru yazımı ve kullanımı hakkında kafa karışıklığına yol açabilen bir terimdir. Çoğu zaman yanlış bir şekilde “Macentha” veya “Macentha” gibi yazımlar tercih edilse de, doğru kullanım “Macenta”dır. Ancak bu yazımın tarihsel arka planını incelemek, yalnızca doğru yazımı anlamakla kalmaz, aynı zamanda terimin kökeni ve zaman içindeki evrimi hakkında da fikir verir. Macenta, Türkçeye köken olarak Arapçadan geçmiş bir kelimedir. Arapçada kökeni “mācen” olan ve “değerli taş” ya da “faydalı bir eşya” anlamına gelen bu terim,…
11 Yorumİsviçre Avrupa Ülkesi Mi? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Siyaset bilimi, gücün, iktidarın ve toplumsal düzenin nasıl yapılandığını ve sürdürüldüğünü anlamaya çalışan bir disiplindir. Toplumlar, bu dinamiklerle şekillenir; devletler ise bu dinamiklerin en güçlü aktörleridir. Peki, İsviçre gibi bir ülke, Avrupa’nın merkezine yerleşmiş bir devlet olarak gerçekten Avrupa ülkesi midir? Bu soruya yanıt verirken, İsviçre’nin siyasal yapısını, toplumsal düzenini ve iktidar ilişkilerini göz önünde bulundurmak gerekecek. Siyaset bilimcisinin bakış açısıyla, bir ülkenin “Avrupa ülkesi” olup olmaması, yalnızca coğrafi konumla değil, iktidar yapıları, kurumlar, ideolojiler ve vatandaşlık anlayışlarıyla da şekillenir. Bu yazıda, İsviçre’nin Avrupa ülkesi olma durumunu, bu unsurlar üzerinden derinlemesine…
14 YorumHalk Şiiri Nedir? Özellikleri ve Toplumsal Dinamiklerle İlişkisi Halk şiiri, sadece bir edebi tür değil, aynı zamanda halkın duygularını, düşüncelerini ve toplumsal yapısını yansıtan güçlü bir sanat biçimidir. Ancak, bu şiirler sadece kelimelerle değil, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi önemli dinamiklerle şekillenir. Halk şiiri, halkın sesini duyurmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal yapıyı sorgulayan, değiştirmeyi amaçlayan bir araç da olabilir. Bu yazıda, halk şiirinin özelliklerini incelerken, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet bağlamında nasıl bir rol oynadığını keşfedeceğiz. Halk Şiirinin Temel Özellikleri Halk şiiri, her şeyden önce halkın içinden gelir. Genellikle anonimdir, yani şairi belli olmayabilir. Bu şiirler, halkın…
8 YorumGelin Hamamında Ne Dağıtılır? Felsefi Bir İnceleme Toplumsal ritüeller, yalnızca birer geleneksel uygulama değil, aynı zamanda insanlık durumunu derinlemesine sorgulamamıza olanak sağlayan, evrensel düşünsel alanlardır. Gelin hamamı da, doğası gereği, içinde birçok sembol barındıran, toplumsal kimlikler, normlar ve geçiş süreçleri hakkında bize önemli ipuçları veren bir ritüeldir. Gelin hamamı sırasında yapılan dağım işlemi de bu semboller dünyasının önemli bir parçasıdır. Peki, gelin hamamında dağıtılan nesneler, bu ritüelin ne anlama geldiğini bizlere gösteriyor? Felsefi açıdan bakıldığında, bu nesneler yalnızca fiziksel bir anlam taşır mı, yoksa daha derin bir epistemolojik ve ontolojik boyuta mı sahiptir? Gelinin Geçişi ve Sembolizm: Ontolojik Bir Bakış…
12 Yorum