Zürriyet Sahibi Ne Demek? Toplumların ve bireylerin etkileşimini anlamaya çalışan bir araştırmacı olarak, bazen bir kelimenin arkasındaki derin anlamlar, yüzeyin ötesine geçmeye başladığında, çok daha geniş bir dünyanın kapılarını aralar. “Zürriyet sahibi” kelimesi, toplumda özel bir yer edinmiş, anlamı zaman içinde şekillenmiş ve kültürel normlarla beslenmiş bir terimdir. Ancak bu kelimenin arkasında yatan toplumsal yapılar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler üzerine düşünmek, aslında bireylerin toplumla nasıl bir bağ kurduğunu ve bu bağın zaman içinde nasıl evrildiğini anlamamıza yardımcı olabilir. Zürriyet, genellikle soy, nesil ya da kuşak anlamlarında kullanılır. Fakat bu terim, sadece biyolojik bir bağlantıyı ifade etmekle kalmaz, aynı zamanda…
12 YorumKategori: Makaleler
Kasık Fıtığı Ağrısı Nerelere Vurur? Haritayı Açıyoruz, Yanmayı Söndürüyoruz Bazı ağrılar var ki insanı oturduğu yerden kaldırır, kaldırdığı gibi de “ben nereye gidiyorum?” diye düşündürür. Kasık fıtığı ağrısı tam olarak böyle: yerel bir sızı gibi başlar, sonra bir bakmışsınız alt karın, iç uyluk ya da testise kadar gidip gelmiş. Gelin bu yolculuğu birlikte izleyelim; tıbbi doğrularla, samimi bir dille ve biraz da arkadaş sohbeti kıvamında. Özetin özeti: Ağrı çoğunlukla kasık hattında başlar; iç uyluk, alt karın, testis/labia, hatta nadiren dizin içine kadar yansıyabilir. Tetikleyiciler: öksürmek, ıkınmak, ağır kaldırmak, uzun süre ayakta kalmak. Kasık Fıtığı Ağrısının Kökenleri: Yalnızca “Bir Şişlik” Değil,…
4 YorumKaside Üstadı Kim? Nef’î Tahtta mı, Yoksa Tahtlar Zaten Bir Masal mı? İddiam net: “Kaside üstadı” tacını tek bir şaire vermek, kasidenin çok katmanlı geleneğine yapılmış bir haksızlık. Evet, Nef’î olağanüstü; fakat bu, Fuzûlî’nin estetik doruklarını, Bâkî’nin dil musikisini, Nâbî’nin hikemî damarını görmezden gelmemizi gerektirmez. Gel, “üstadlık” mitini söküp takalım; nerede parlıyor, nerede sarsılıyor? — Kasideyi Ölçmek: Üstatlık İçin Hangi Cetveli Kullanacağız? Kaside teknik bir mimaridir: aruzun katı disiplini, matla’dan makta’a uzanan gerilim, redif ve kafiyenin matematiği, mazmunların zekâ dolu zincirlemesi… Ama yalnız biçim yetmez. Nesibin (teşbib) imge örgüsü, girizgâhın ani vitesi, methiyenin retorik kudreti, fahriyenin şair özgüveni ve duanın…
8 YorumKarikatür Kursu Nedir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Yolculuk Çizgilerin Ardındaki Anlam: Karikatür Kursuna Duyarlı Bir Başlangıç Toplumsal meseleleri mizah ve sanatla buluşturmak isteyen herkesin aklında aynı soru vardır: “Karikatür kursu nedir ve neden bu kadar önemlidir?” Bu sorunun cevabı, sadece çizim tekniklerinde değil, aynı zamanda dünyayı daha adil ve kapsayıcı bir yer haline getirme hayalinde saklıdır. Karikatür kursu, yalnızca kalem tutmayı öğretmez; düşünmeyi, empati kurmayı, eleştirel bakmayı ve sesini mizah yoluyla duyurmayı öğretir. Bu yüzden bir karikatür kursu, toplumsal cinsiyet eşitsizliğinden sosyal adalete kadar pek çok konunun tartışıldığı, bireylerin kendilerini özgürce ifade edebildikleri bir alan haline…
4 YorumPerihel ve Afel: Varlığın Yörüngesinde Felsefi Bir Yolculuk Bir Filozofun Bakışıyla Başlangıç İnsan, varoluşun sonsuz boşluğunda kendi yörüngesini arayan bir gezegendir. Tıpkı Güneş’in etrafında dönen Dünya gibi, insan da anlamın etrafında döner; bazen ona yaklaşır, bazen uzaklaşır. Evrenin düzeninde iki özel kavram bu hareketi sembolize eder: Perihel ve Afel. Perihel, bir gezegenin Güneş’e en yakın olduğu noktayı; Afel ise en uzak olduğu noktayı ifade eder. Bu iki terim yalnızca astronomik bir gerçekliği değil, aynı zamanda insanın ruhsal, etik ve ontolojik serüvenini de anlatır. Her varlık, kendi içindeki güneşe —anlama, iyiliğe, bilgiye— bazen yaklaşır, bazen ondan uzaklaşır. Peki, bu hareketin anlamı…
8 YorumOrtalama Bir Gergedan Kaç Kilo? Öğrenme ve Keşif Sürecinin Pedagojik Yansıması Bir eğitimci olarak, öğrencilerin bilgiyi nasıl kavradığını ve bu bilgiyi hayatlarına nasıl entegre ettiklerini görmek, her zaman büyüleyici olmuştur. Öğrenme süreci, sadece bilgi edinmekten ibaret değil, aynı zamanda bir keşif, bir dönüşüm sürecidir. Tıpkı bir gergedanın fiziksel özelliklerini öğrenmek gibi, öğrenme de bir tür keşiftir; her yeni bilgi, bir yandan zihnimizdeki eski kalıpları kırarken, diğer yandan yeni bir anlayış ve derinlik kazandırır. Peki, bu dönüşüm nasıl gerçekleşir? Bu yazıda, “ortalama bir gergedan kaç kilo?” sorusuna yanıt verirken, öğrenmenin dönüştürücü gücünü ve pedagojik yöntemlerin bu sürece nasıl etki ettiğini tartışacağız.…
Yorum BırakKarataban Nasıl Yazılır? Bilimsel Merakla Dilin İnce Ayrıntılarına Yolculuk Bir kelimenin nasıl yazıldığını merak etmek, aslında sadece dilbilgisel bir merak değildir. Bu tür sorular, dilin nasıl evrildiğini, kültürün nasıl şekillendiğini ve kelimelerin zihnimizde nasıl yer ettiğini anlamak için harika bir fırsattır. “Karataban” kelimesi de tam olarak böyle bir merakın ürünüdür. Gelin birlikte bu kelimenin doğru yazımını, kökenini ve dilbilimsel arka planını hem bilimsel hem de anlaşılır bir şekilde keşfedelim. “Karataban” Kelimesi Ne Anlama Gelir? Önce işin kökünden başlayalım. “Karataban” kelimesi, Türkçede çoğunlukla mecaz anlamda kullanılır ve genellikle yoksul, köylü ya da sade insan anlamlarını taşır. Bu kelime, halk dilinde toplumun…
Yorum BırakKara Para Aklamak Ne Oluyor? Toplumsal Cinsiyet ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış “Hepimizin bildiği ama konuşmaktan kaçındığı bazı gerçekler vardır. Kara para aklama da onlardan biri. Bu konuyu yalnızca ekonomik ya da hukuki bir mesele olarak görmek kolaydır, ama ben bu yazıda biraz daha farklı bir yerden bakmak istiyorum. Çünkü kara para aklama sadece suç dünyasının ya da mali sistemlerin sorunu değildir; toplumsal yapımızı, adalet duygumuzu ve birlikte yaşama biçimimizi de derinden etkileyen bir meseledir.” Kara Para Aklamak Nedir? Temel Tanım ve Süreç Kara para aklamak, yasa dışı yollarla elde edilen gelirlerin yasal kaynaklardan geliyormuş gibi gösterilmesi işlemidir. Bu…
Yorum BırakHücreler Ne Üretir? Felsefi Bir Bakış Açısıyla Hayatın doğası ve anlamı üzerine düşünen filozoflar, her zaman varlıkların derinliğine inmeye çalışmışlardır. Felsefenin temel sorularından biri, “Ne üretiriz?” sorusudur. İnsanlar, toplumlar ve kültürler, varlıklarını sürdürmek için çeşitli üretim süreçlerine girerken, bir yandan da bu üretimlerin anlamını sorgularlar. Peki, hücreler ne üretir? Bu soru, biyolojinin ötesine geçer ve derin felsefi boyutlara ulaşır. Çünkü hücreler, sadece biyolojik organizmaların yapı taşları değil, aynı zamanda varlığın, bilincin ve yaşamın üreticileridir. Hücrelerin ürettiği şey, sadece kimyasal bileşiklerden ibaret değildir; bu üretim, aynı zamanda yaşamın ve evrenin büyük bir felsefi anlamını taşır. Ontolojik Perspektif: Hücreler ve Varlık Ontoloji,…
Yorum BırakHukukta Iaşe Ne Demek? Antropolojik Bir Perspektiften İnceleme Bir Antropoloğun Gözüyle: Kültürlerin Çeşitliliği ve Hukukun Rolü Kültürlerin çeşitliliği, insanlığın en büyüleyici özelliklerinden biridir. Her toplum, kendine özgü değerler, gelenekler ve normlarla şekillenir. Bir antropolog olarak, farklı kültürel pratikleri incelemek, sadece insanların yaşamlarını değil, aynı zamanda bu yaşamları düzenleyen sistemleri anlamamıza da olanak tanır. Hukuk, bu sistemlerin başında gelir. Bugün, insan yaşamını düzenleyen en önemli araçlardan biri olan hukukun, gıda temini ve iaşe kavramıyla ilişkisini keşfedeceğiz. Hukuk, toplumsal düzenin sağlanmasında, bireylerin haklarını ve yükümlülüklerini belirlemede önemli bir işlev görür. Ancak hukukun etki alanı yalnızca bireyler arası ilişkilerle sınırlı değildir; toplumsal yapılar,…
Yorum Bırak