Hangi Duada Bismillah Denmez?
Hayatımda bir anda her şeyin kesildiği, tamamen durduğu o anı hatırlıyorum. Kayseri’nin dar sokaklarında yürürken, karşımda bir dükkânın vitrinine bakıyordum. Ne eski ne de yeni, sadece sıradan bir gün gibi görünüyordu ama bir şeylerin farklı olacağını o an hissettim. O an bana, bazı kelimelerin ne zaman kullanılacağı ve ne zaman kullanılmayacağı hakkında düşünmemi sağladı. “Bismillah” dediğimizde, her şeyin güzel olacağına inandığımız anlar vardır ya, işte bu yazı da o “Bismillah”ın ve hayatın içindeki karşıtlıkların bir yansıması.
Bir Anlık Duraklama
Günlerden bir cuma akşamıydı. Hava soğuktu, dondurucu rüzgâr Kayseri’nin meşhur taş sokaklarında dönerken, o an içinde bulduğum duyguyu tam olarak tarif edemiyordum. Belki de insanın hayatına damgasını vuran o küçük, ama bir o kadar büyük anları anlamak biraz da zaman alıyor. O gün, biriyle tanışacağım, sohbet edeceğim bir an vardı ve işte orada düşündüm: Hangi duada “Bismillah” denmez?
Küçük bir kahve dükkanına girmiştim. İçeri girdiğimde duvarda bir yazı vardı: “Bismillah, ne kadar da değerli bir kelime. Her adımda ondan besleniriz.” Beni derin bir düşünceye itti. Evet, her şeyde bir başlangıç yaparken Bismillah diyorduk ama bir şeyi düşünüp de “Bismillah” dememenin zamanları vardı. Belki de gerçeklik, duanın ardında bizim hissettiklerimizdi.
Sözsüz Bir Adım
Kahvem hazır olduğunda, ellerim titriyordu. Bazen, kelimelerle anlatamayacağınız duyguları yaşarken bir yere tutunmak istersiniz. O gün, en küçük hareket bile fazlaymış gibi geliyordu. O sırada zihnimde bir ses yankılandı: “Bismillah dediğimizde gerçekten niyetimizi belli ediyor muyuz? Yoksa o kelime, yalnızca bir maskara mı?”
Bir anlamda, “Bismillah” dediğimizde yalnızca yeni bir başlangıç için mi dua ediyoruz, yoksa bir şeyin bitişi için mi? Ya da belki de, bazen bir “Bismillah” eksik kalabiliyor. Yani, bazı anlar vardır, adım atmak için kelimeler yetmez. Ya da bazı anlar vardır ki, Bismillah’ın telaffuz edilemeyeceği kadar derin bir huzur içinde bulursunuz kendinizi.
Bismillah’a Duyduğum Kırılma
Yıllar önce, bir konuda kesin bir karar vermek zorunda kaldım. Ailemle, kendi hayatımda en doğru kararı verirken “Bismillah” demek istedim, ama demedim. Hani bazen çok sevdiklerimize, en doğru kararları verirken bile ne kadar zorlandığımızı fark ederiz ya, işte o anı hissetmiştim. Yaşamla ilgili bir karar vermek bazen Bismillah demek kadar kolay olmayabiliyor.
O zaman düşündüm: Bismillah, her şeyin başlangıcıydı, ama bazı şeyler için o kelimeyi söylemek yerine iç sesini dinlemek gerekir. Çünkü, o anda ne kadar doğru olursa olsun, o kelimeyi kullanmak duygularımı yansıtmıyordu.
Sonuçlar ve Çıkış Yolu
Kahvemi yudumlarken son bir kez bu soruyu kendime sordum: “Hangi duada Bismillah denmez?” Cevabım basitti: Bismillah demek sadece başlangıçlardadır. Kimi zaman, biz o başlangıçları yaparken, bazen de bitişlerde ya da belirsizliklerde bir adım atmak gerekir. O yüzden bazı anlar vardır ki Bismillah’a gerek yoktur.
Kelimeler sadece telaffuz etmekle anlamlanmaz; onları içten söylemek gerekir. İçinde bulunduğum durumu en iyi anlamlandırdığım anlardan biri buydu. İşte, insan bazen Bismillah’ı beklemeden, içindeki güce güvenerek ilerler.
Bazen, duygulara güvenmek gerekir. İç sesinin “Bismillah” dediği her an, hayatının kontrolünü yeniden eline almanın başlangıcıdır. Ama her şeyde “Bismillah” demek zorunda olmadığını da kabul etmek gerekir. O zaman, belki de gerçekten anlamlı olur.
—
İçtenlikle yazılmış bu satırlarda, bazen kelimelerden çok duyguların, bazen sessizliğin daha derin anlam taşıdığını fark ettim. Eğer siz de buna dair kendi düşüncelerinizi paylaşmak isterseniz, yorumlarda görüşlerinizi duymaktan memnun olurum.