Sevgi Bize Ne Katar? Cevaplar Arasında Gülümseyerek Dolaşalım
Sevgi. Evet, o büyülü kelime. Bir yanda “her şeyi iyileştirir” diyenler, diğer tarafta “sen de mi sevgi?” diyenler. Hani bazen o kadar ciddiye alırız ki, sevgi meselesini, insanın kafasında minik bir fırtına kopar, sonra bir bakarız, sokakta kedilerin arasında gülümseyerek yürüyen insanlara bakıp “Keşke hayatımda böyle biri olsa” diye düşünürken buluruz kendimizi. Neyse, gelin konuyu biraz mizahi bir şekilde açalım. Sevgi bize ne katar? Dediğimizde, her şeyin sadece birkaç basit maddeyle açıklanabileceğini düşünmek, biraz çocukça değil mi? Ama tabii, biraz da gerçek.
Sevgi: İnsanın İçindeki Minik Komedyen
Bazen düşünüyorum da, sevgi olmasa ne olurdu? Yani, mesela, sabah işe gitmek için yola çıktığımda, “bugün kimseyle karşılaşmasam, kimse de beni rahatsız etse” diye içimden geçiriyorum. Sonra, bir kediyi sokakta gördüğümde “Aaa ne kadar tatlı, neredeyse kalbim durdu!” diyorum. İşte bu da sevginin minik bir oyunudur. Sevgi, bazen seni öyle bir hale getirir ki, hiç tanımadığın birini bile gülerek selamlayabilirsin. Ya da bir şarkıya, hiç anlamadan “Aşk bu” deyip ağlayabilirsin. Çünkü sevgi, insanın içindeki minik komedyeni serbest bırakır. O komedyen de bazen hıçkırarak gülmeye başlar, bazen ise sana “Neden gülüyoruz?” diye sorar. İçindeki evrimsel şaka duygusu harekete geçer.
Bir arkadaşım var, her zaman beni dinler ve “Beni çok seviyorsun!” der. Ben de, “Yok canım, seni seviyorum ama yalnızca fatura ödemediğin zaman!” diye cevap veriyorum. Durumun biraz komik olması önemli. Sevgi, bazen ciddiyetin sınırlarını zorlasa da, bazen de basitlikte kendini gösteriyor.
Sevgi: Takıntılı Düşüncelerle İlgili Bir Durum
Bir de sevginin içsel etkisi var. Evet, evet, burada kendi takıntılarımdan bahsedeceğim. Çünkü sevgi de bazen kafa karıştırıcı olabilir. Hani birine sevgi beslediğinizde, beyninizin küçük bir kısmı sürekli olarak o kişinin her hareketini çözmeye çalışır. Neden bu kadar sessizdi? Acaba o da beni seviyor mu? Neden mesaj atmadı? Durum böyle olunca, beynim adeta bir ‘düşünceler fabrikası’na dönüşür. Ve işte o zaman, sevginin bize kattığı en büyük şey: “Ciddi ciddi saçma şeyler düşünmek.” Sevgi, bazen bir tür kafa karıştırıcı bir süreç halini alabilir, ama işte bu kadar da komiktir!
İçimdeki Ses: “Bana Zaten Hayat Şaka Gibi”
Bir arkadaşım, sevgilisiyle ilgili sürekli “Beni arayacak mı?” diye endişeleniyor. İçimden “Beni de bir gün arar mı?” diye düşünerek kendi sorumu soruyorum. Ama bir bakıyorum ki, zaten beynim bana şunu söylüyor: “Ya merak etme, kimse seni takmaz, rahat ol, zaten bu hayat şaka gibi.” İşte sevgi, hayatı bir an için ciddiyetle ele alıp sonra birden neşeyle gülüp geçebileceğimiz bir duruma dönüştürür. Çünkü gerçek sevgi de bazen, her şeyi fazla ciddiye almamak ve sadece gülmekle ilgilidir. O yüzden birine her ‘seni seviyorum’ dediğinizde, aslında kendinizi de şımartıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz, “Aa, her şeyin anlamı yokmuş!” diyorsunuz.
Sevgi: Araba Kullanırken Ya Da Sokakta Yalnızken
Bir gün, İzmir’in trafiğinde ilerlerken, sevgiliyle buluşacak gibi bir hissettim. “Bugün benim günüm!” diyerek, müzik açıp bir anda başımı sarkıttım. Ama o sırada, önümdeki arabada “o kadar da değil” yazan küçük bir yazı gördüm. O an, “Sevgi bize ne katar?” sorusuna başka bir açıdan bakmaya başladım. Sevgi, bazen neşeli, bazen de tam anlamıyla gülümseyemediğimiz anlarda bile bize minik bir hafiflik verir. Sevgiyi hissettiğinizde, bir anda dünyayı farklı görürsünüz. Sadece arabada giderken değil, yalnızken bile birisinin sizi “görmesi” hoş bir duygu uyandırabilir. Sevgi bazen çok basittir, ama o kadar anlamlıdır ki, hayatınızın küçük anlarında büyür.
Gün Sonunda Sevgi: Komik, Ama Derin
Bir arkadaşım bana bir gün demişti: “Sana bir şey söyleyeyim, sevgi bana her zaman felsefi bir soru gibi gelmiştir.” Gülümsedim. Çünkü sevgi, gerçekten bazen felsefi bir soru kadar karmaşık olabilir. Ama bir de o var: Sevgi, hayatı çok ciddiye almadan, biraz da dalga geçerek yaşamak için bir fırsattır. Yani, “Sevgi bize ne katar?” sorusuna vermek istediğim cevap şu olabilir: Sevgi, bizi gülümseten bir şaka gibidir. Bazen içten içe ciddi düşünmemizi sağlar, ama çoğu zaman hayatı o kadar basit ve komik kılar ki, daha fazlasına gerek yoktur. Hayat bazen o kadar ciddiye alınacak bir şey değil, değil mi?
Sonuç olarak, sevgi hem derin hem de komik bir şey. Bazen fazlasıyla duygusal bir hal alır, bazen de sadece gülüp geçeriz. Ama ne olursa olsun, sevgi bize hem derin düşünceler hem de gülümsemeler katar. Sevgi, hayatın gerçek anlamını bulmamıza yardımcı olmasından ziyade, bazen sadece bir gülüşe dönüşür. Ve bence bu çok güzel.